Organik Tarım

Organik Tarım

  • Organik Tarım Nedir ?

Üretimde kimyasal girdi kullanmadan, üretimden tüketime kadar her aşaması kontrollü ve sertifikalı tarımsal üretim biçimidir.

Ekolojik tarımın amacı; toprak ve su kaynakları ile havayı kirletmeden, çevre, bitki, hayvan ve insan sağlığını korumaktır.

Daha geniş anlamda çevreyi korumayı amaçlayan, doğadan aldığını doğaya geri veren, tarımın sürekliliğini sağlamayı hedefleyen ve hatta çalışanlarının menfaatlerini korumaya başlayan toplu bir felsefenin ürünü, bir yaşam biçimi.

Organik ürünler vücudunuzun doğal dengesini bozmaz, canlılık verir, tamamen doğadaki organik bitkilerden elde edilir.

Saf ve doğal olmayan hiçbir madde içermez.

24 Haziran 1991 tarihinde Avrupa Birliği içinde organik tarım faaliyetlerini düzenleyen 2092/91 sayılı yönetmelik yayınlanarak yürürlüğe girmiştir.

Avrupa Birliği’ndeki mevzuata uyum sağlamak üzere Organik ürünlerin üretimi, tüketimi ve denetlenmesine dair 5262 sayılı “Organik Tarım Kanunu” 03.12.2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Bu kanun gereğince hazırlanan “Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik” 10.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

 

  • Organik Tarım İlkeleri

Organik tarımda farklı bitkisel ve hayvansal ürünler için farklı üretim yöntemleri mevcut olup bunların ortak ilkeleri şunlardır:

  1. Öncelikle, tarımsal üretimde, üretim ile ilişkili tüm faktörler ve olaylar bir bütün halinde dikkate alınmalı ve organik üretim yapan tarım işletmesinin kendi kendine yeterliliği sağlanmalıdır. Bunun için toprak, bitki, hayvan ve insan arasındaki doğal döngünün doğal kökenli hammaddeler kullanılarak mümkün olduğunca işletmenin kendi içinden veya yakın çevresinden sağlanmasına gayret edilmelidir. v:shapes=”_x0000_s1026″>
  2. Tarımsal üretimle beraber ortaya çıkan ve yakın çevreden temin edilen tüm hammaddelerin ve diğer işletme girdilerinin çevreyi tehdit eden her türlü etkisi azaltılmalı veya bunlardan tamamen kaçınmaya çalışılmalıdır.
  3. Toprağın iyileştirilmesi ve içindeki organizmaların korunması, beslenmesi sağlanmalı; toprak sömürülmemeli; tersine doğal verimliliği arttırılmalıdır. Bunu sağlamak için münavebe, organik gübreleme yapılmalı ayrıca uygun toprak işleme yöntemleri kullanılmalıdır.

Örneğin çiftlik gübresi ve/veya organik atıklar kullanılarak aerobik ortamda hazırlanan kompost amaca uygun bir şekilde kullanılır. Bundan başka kaya unları, alg ürünleri, diğer ilave maddeler kullanılabilir ve yeşil gübreleme yapılabilir.

Bu uygulamalarla toprağın biyolojik olayları teşvik edilerek bazı bitki besinleri dolaylı yoldan hareketli hale getirilmekte böylece bitkinin sağlıklı ve dengeli büyümesine ortam sağlanmaktadır.

  1. Bitkilerin hastalıklar ve zararlılara karşı direnci bazı ek desteklemelerle arttırılmalıdır. Örneğin, çok yıllık bitkilerde, bitki altına ve/veya sıra aralarına yapılacak ekimlerin mevcut organik ortama uygun ve dengeli karışımlar halinde hazırlanıp uygulanması, yapılacak münavebelerde karışımda baklagil miktarının yüksek tutulması bitkisel üretim ve hayvancılığın kombine edilerek yapılması gibi uygulamalarla bitkilerin direnci arttırılabilir.
  2. Bitki tür ve çeşitlerinin (keza hayvanların) seçminde, üretim yapılacak yerin organik koşulları ve bu koşullarda hastalıklara en az seviyede yakalanma olasılıkları dikkate alınmalıdır. Bunun yanında sağlıklı, dayanıklı tohum, fidan ve hayvan kullanılmalıdır.
  3. Organik tarımda, bitki sağlığı açısından yukarıda adı geçen ve etkileri uzun sürede görülebilen önlemler yanında, erken uyarı sistemlerinin kullanılması ve faydalı canlıların teşvik edilmesi de bitki koruma kavramının önemli bir parçasıdır.

Bu konuda zararlılarla mücadelede biyoteknik yöntemler (örneğin Bacillus thuringiensis preparatları, feromon tuzakları, faydalı akarlar vb.) ve kültürel önlemler ( örneğin yabancı otların toprak işlemeyle veya yakarak yok edilmesi, vb.) uygulanabilir. Eğer sorun ürünü tehdit edici boyutlra ulaşırsa o zaman bitkisel veya mineral kökenli özel maddeler ve preparatlar kullanılabilir.

  1. Yukarıda anlatılan, toprak strüktünü iyileştirici ve humus miktarını arttırıcı önlemlerle beraber toprağı koruyucu, enerji tasarrufu sağlayan, çalılşılan yerin koşullarına uygun toprak işleme yöntemleri uygulanmalıdır. Bunun için toprağın yapısı ve koşullarına dikkat edilmeli, çizici aletlerle çalışılmalı, pulluk gibi toprağı devirerek işleyen aletlere mümkün olduğunca az yer verilmeli, ve temel kural olarak gereğinden fazla sayıda toprak işlemeden kaçınılmalıdır.
  2. İşletmedeki hayvanların sağlığının iyi, verimlilik kapasitesinin yüksek ve uzun ömürlü olması teşvik edilmelidir. Bunun için ağılların usulüne uygun olması, beslenmenin mümkün olduğunca işletmenin kendi ürünleri ve yem bitkileriyle sağlanması, yemlere kimyasal maddeler (antibiyotikler, kilo arttırıcı katkı maddeleri vb.) katılmaması, uygun ıslah çalışmaları ile istenen gelişmelerin temin edilmesine çalışılmalıdır.
  3. Yetiştirilen hayvan miktarı kullanılan tarımsal araziye uygun olmalı ve 1 hektar için 1 büyükbaş hayvan düşünülmelidir (Almanya’da bu sayı 1 hektar için 1.1 büyük baş hayvandır). Bununla beraber organik tarım mevcut koşullara göre hiç hayvan beslemeden de yapılabilmektedir.
  4. Bilindiği gibi tarımsal üretimde, verim ve kalite arasında ters bir orantı mevcuttur. Genel kural olarak ikisi arasında denge kurulmalıdır. Ancak organik tarımda bu denge oluşturulur iken kalitenin, ürün miktarına göre öncelik aldığı unutulmamalıdır.
  5. Organik üretim yapan tarım işletmesinde başta petrol olmak üzere fosil yakıtlar ve diğer enerji kaynakları optimum verimi sağlayacak düzeyde azami tasarruf kuralına uyularak kullanılmalıdır. Enerji kullanımında güneş enerjisi ve rüzgâr enerjisi gibi doğal enerji kaynakları olabildiğince tercih edilmelidir.
  6. Tarım işletmesi çok yönlü ve çekici bir şekilde düzenlenmelidir (peyzaj düzenlemeleri, meyve bahçeleri vb.). Bu amaçla dinlendirici etkiye sahip bir mekânın kurulması, bunun muhafazası ve uzun süreli faydalı üretim esas alınmalıdır.
  7. Organik tarım işletmeleri gelişme olanakları bulunan; üreticiye, çalışanlarına tatmin edici kazanç ve imkân sağlayabilen yeterlilikte olmalıdır.

Organik işletmede, işletme organizasyonu çok yönlü olduğundan girişimcinin rizikosu azalmaktadır. Bunun yanında işletmede kullanılan enerji ve girdilerde azalma ekonomik avantaj sağlamaktadır.

  1. Organik tarımda kullanımı yasaklanan bazı maddeler şunlardır:
  2. Sentetik kimyasal gübreler ve sentetik kimyasal ilaçlar
  3. Depoda koruyuculuğu arttıran ve hasattan sonra olgunlaşmayı teşvik eden sentetik kimyasal maddeler
  4. Bitki ve hayvan yetiştirmede hormonlar ve büyüme düzenleyici maddeler
  5. Organik tarım hiç ilaç kullanılmadan yapılan bir tarım değildir. Örneğin; 18 Aralık 1994 tarih, 22145 sayılı Resmi gazetede yayınlanan yönetmelikte de ifade edildiği gibi, organik olarak üretilmiş ürünlerin işlenmesi ve hazırlanması sırasında kullanılabilecek maddeler yanında, tarımsal üretimde bitki besin maddesi olarak ve hastalık kontrolünde kullanılabilecek ürünler belirtilmiştir. Buna göre;
  6. Gübreleme ve Toprak İyileştirmede kullanılabilecek madde ve ürünler:

Çiftlik ve kanatlı gübresi, çiftlik ve sıvı atıkları (şerbet), saman, torf, mantar üretim artığı ve diğer organik ortamlar. organik ev atıkları kompostları, bitki artıkları kompostu, mezbaha ve balık endüstrisinden kalan hayvansal atıkların işlenmiş ürünleri, gıda ve tekstil endüstrisi organik yan ürünleri. deniz yosunları ve deniz yosunları ürünleri, talaş ağaç kabukları ve odun atıkları, odun küfü, tabi fosfat kayaları, kalsiyumlu aliminyum fosfat kayacı, volkanik tüf, potasyum kayacı, potasyum sülfat (kontrol organınca tanınmış), kireç taşı, tebeşir, magnezyum kayacı, kalkerli magnezyum kayacı (dolamit), magnezyum sülfat (epson tuzu), kalsiyum sülfat(jips), iz elementler (Cu, Fe, Mn, Mo, Zn, Br) (kontrol organınca tanınmış), kükürt (kontrol organınca tanınmış), kaya unu, kil (Bentonit, perlit),

 

  • Organiğin Tanımı

 

  • Organik Tarımda Sulama

 

 

  • Organik Tarımda Tarımsal Savaş ve Mücadele

ORGANİK TARIMDA TARIMSAL SAVAŞ NASIL OLMALIDIR?

Bilinçsiz kullanılan tarım ilaçlarının zararları nelerdir?

Zehirlenmeler, ölümle sonuçlanan vakalar (İlacı yapan ve ilaçlı ürünleri tüketenlerde)

İlaç kalıntıları insan sağlığına zararlıdır.

Doğal dengenin bozulmasına ve çevre kirliliğine neden olur.

Hastalık, zararlı ve yabancı otlar ilaçlara karşı dayanıklılık mekanizması oluşturur ve ilaç etkili olmaz.

İlaca ödenen para üretim maliyetini artırır.

Ürün dış satımında kalıntı nedeniyle sorunlar yaşanır.

İlaçların çoğunluğunun dışarıdan ithal edilmesi nedeniyle dışa bağımlılığa dolayısıyla döviz kaybı söz konusudur.

 

Organik tarımda tarımsal savaşın ilkeleri nelerdir?

Bitkileri öncelikle sağlıklı yetiştirmek

Kültürel önlemleri öncelikle uygulamak

Doğadaki faydalı zararlı organizmalar arasındaki dengeyi korumak

Zararlı yoğunluğunu ekonomik zarar eşiğinin altında tutmak

Çok zorda kalınca organik kökenli ilaçları kullanmak

 

Organik tarımda hangi savaş yöntemlerini kullanabiliriz?

Kültürel önlemler

Mekanik savaş

Biyoteknik savaş

Biyolojik mücadele

Kimyasal savaş

 

** ORGANİK TARIM KÜLTÜREL ÖNLEMLER VE BİYOLOJİK MÜCADELE OLMADAN YAPILAMAZ!

 

  • Organik Tarımda Kültürel Önlemler

Temiz toprak:

Bitki yetiştirilecek toprak hastalıklardan arınmış bir toprak olmalıdır. Bitki türünün isteklerine uygun toprak seçilmelidir (Toprak yapısı, tuzluluk, asitlik, geçirgenlik, kireç miktarı vb).

Temiz tohum, fide, fidan:

Temiz çoğaltma materyalinden kastedilen sağlam, ve hastalık ve zararlılardan arınmış materyaldir. Bu materyal, temiz alanlarda üretilmiş olmalıdır.

Dayanıklı veya toleranslı çeşitler kullanmak:

Yetiştiricilik yapılan bölgede belirli bir hastalık ve zararlı yaygınsa, ona dayanıklı çeşitler kullanmak, ileride yapılacak tarımsal savaşın daha kolaylaşmasına yardımcı olur.

Ekim nöbeti:

Bitkilerin artarda yetiştirilmesinin önlenmesiyle, o türe özgü zararlı ve hastalık yoğunluğunun azalmasını sağlar. Ekim nöbeti özellikle toprakta yaşayan zararlı yoğunluğunun azaltılmasında etkili olmaktadır. Ekim nöbetine alınacak bitki türünü belirlemede, zararlı veya hastalığın konukçusu olmayan türler seçilmelidir. Özellikle yılda bir kez döl veren türler için ekim nöbeti etkili olurken, göç edebilen veya yer değiştirebilen, yayılma gücü yüksek olan zararlılar için uygun değildir.

Ekim-dikim zamanını ayarlama:

Bitki hastalık veya zararlının yoğun olarak görülebildiği zamanlardan önce veya sonra ekilerek veya dikilerek mücadele yapılabilir. Bu amaçla erkenci veya geççi çeşit tercihi de yapılabilir.

Birlikte yetiştirme: Bazı zararlı ve hastalıklar bitki tercihi yapar. Bu durumda bitki sıra aralarına hastalık veya zararlının tercih ettiği bitkiler ekilerek hastalık ve zararlı yoğunluğu azaltılabilir.

Sık dikim yapmamak:

Bitkiler arasında bırakılan mesafelerin dar olması, hem mücadeleyi zorlaştırır hem de bitkilerin havalanmasını, güneş ışığından yararlanmasını zorlaştırır. Bunun sonucu olarak ortam neminin artması ile yüksek nemden hoşlanan yaprak bitleri, unlu ve kabuklu bitler ile beyaz sinek gibi zararlıların gelişmesine neden olur. Ayrıca birim alanda bulunması gereken bitki sayılarına dikkat edildiğinde topaktaki besin maddelerinden rahatça yararlanabilen bitkiler daha sağlıklı olur ve hastalık ve zararlılara karşı direnci artar.

Dengeli sulama yapmak:

Sulama bitkisel üretimde yağışların yeterli olmadığı durumlarda ve bitkinin ihtiyacı olan dönemde uygulanması gereken bir kültürel önlemdir. Ancak gerektiğinden fazla verilen su hem toprağın hem de bitkinin havalanmasını azaltacağından hastalık ve zararlı yoğunluğunu artırır. Yine sulamanın günün sıcak saatlerinde yapılması, sulamada dinlendirilmiş su kullanılması da bitkinin gelişmesini olumlu yönde teşvik eder ve dayanıklı olan bitkiler de hastalık ve zararlılarla daha iyi mücadele ederler.

Dengeli gübreleme yapmak:

Bitki ne kadar istiyorsa o kadar gübreleme yapmak gerekir. Toprakta besin maddesi eksikliği varsa o madde gereken kadar verilmelidir. Özellikle fazla verilen azot, aşırı vejetatif gelişmeye neden olarak bitkinin hastalık ve zararlılara dayanıklılığını azaltır. Buna karşılık potaslı gübreler bitkilerdeki dayanıklılığı artırır. Ancak toprakta potas varsa vermeye gerek yoktur.

Yabancı ot mücadelesi:

Yabancı otlar bitkinin besinlerine ortak olduğu gibi, hastalık ve zararlılara da konukçuluk yaparak bitkilerin zararlanmasına neden olur. Bu nedenle yabancı otlarla yapılan mücadele bitki sağlığını koruyacaktır. Tek yıllık bitkilerde zarar yapan nematodlar, yaprak bitleri, yaprak pireleri gibi böcekler yumurtalarını yabancı otların yaprak ve köklerine bırakırlar.

Bunlar uzaklaştırılmadığı takdirde sayıları ve dolayısıyla zararları giderek artacaktır. Mücadele mekanik olarak yapılır. El veya çapa kullanılır. Yine yer örtücü bitkiler kullanılarak, yabancı otların gelişmesi baskı altında tutulabilir. Toplanan atıkların yakılması önerilmez. Çünkü yakma sırasında zararlı organizmaların yanında faydalılar da yok olur.

Hastalıklı bitki ve bitki artıklarını uzaklaştırmak:

Bitkilerde zarar yapan zararlı ve hastalıkların yumurtaları larvaları hasat sonrası atıklar üzerine yerleşir ve kışı burada geçirir. Hasadın hemen arkasından bitki atıklarının, meyve bahçelerinde budama atıklarının bahçeden uzaklaştırılması ile bu etmenler uzaklaştırılmış olur. Atıkların bahçeden uzaklaştırılması, yol kenarlarına ve su kanalına yakın yerlere atılmamaına özen gösterilmeli, derin bir çukura gömülmesi veya çok darda kalınırsa yakılması önerilir. Çünkü organik tarımda esas bitkisel atıkların organik madde kaynağı olarak değerlendirilmesini sağlamaktır. Çukura gömülerek ileride bu atıklar kullanılabilir.

Kullanılan aletleri temiz tutmak:

Toprak işleme ve bakım amacıyla kullanılan aletlerin kullanım sonrası temizlenmesi ve dezenfektanla muamele edilmesi gerekir. Sodyum hipokloritli su ile yıkamak bunun için bir çözüm olabilir.

 

  • Organik Tarımda Mekanik Savaş

Hastalık ve zararlılarla elle veya alet yardımıyla mücadele etmektir.

Mekanik savaş nasıl yapılır?

Elle toplama:

Özellikle biyolojik veya organik preparatla mücadele edilemeyen zararlılarla savaşta bazı böceklerin elle toplanması ve daha sonra imha edilmesi etkili olmaktadır. Yine grup halinde yaşayan zararlıların yaşadıkları bitki organlarıyla birlikte koparılıp uzaklaştırılması da faydalı olmaktadır. Aynı şey hastalıklı bitki parçaları ve yabancı otlar için de geçerlidir.

Tuzaklar:

Zararlıların toplanması veya zararlı yoğunluğunun belirlenmesinde kullanılır. Ancak her türe özgü zararlıların biyolojisi bilinmeli ve buna uygun mekanik mücadele yöntemi kullanılmalıdır.

Biyoteknik Şavaşım Yöntemi (Tuzak Kullanımı) ne demektir?

Bitki zararlılarının her birinin kendi aralarındaki iletişim yollarından yararlanarak hareket halindeki erginlerini tuzaklar yardımıyla çekmeyi, toplamayı, yakalamayı ve imha etmeyi hedefleyen bir yöntemdir.

Tuzaklar 2 şekilde yarar sağlar:

Üretim yerinde hangi zararlıların olduğunu ve yoğunluğunu belirlemek

Mücadele amaçlı kullanmak

Değişik tuzaklar

Kaç tip tuzak vardır?

Koku (Feromon) Tuzakları:

Bu tuzaklar böceklerin kendi aralarındaki haberleşmede kullandıkları kokulardan yararlanma esasına dayanır. Özellikle çiftleşme döneminde dişiler erkekleri cezbetmek amacıyla koku salgılarlar. Bu kokuları verebilen tuzaklar yardımıyla erkekler avlanarak dişilerin yumurta bırakması önlenmiş olur. Ancak her böcek türünün salgıladığı koku farklıdır. Bu nedenle her bir zararlı grubu için etkili olan tuzak tipini seçmek gerekir. Ülkemizde değişik zararlılara karşı geliştirilmiş koku tuzakları bulunmaktadır. Organik tarımda izin verilenlerin kullanılması gerekir.

Işık tuzakları:

Böcekleri ışığa yönelterek yok etmeyi hedefleyen sistemlerdir.

Besin tuzakları:

Böceklerin tercih ettiği koku ve besin maddeleri arazinin değişik yerlerine kaplar içinde konarak böceklerin toplanması ve imhasına yönelik hazırlanır. Şarap, sirke, şeker ve meyve suyu, pekmez, melas, şarap tortuları, su en fazla kullanılan materyallerdir.

Görsel Tuzaklar:

Meyve sinekleri, galeri sinekleri için elverişlidir. Sarı renklileri en etkilisidir. Levhalara böcek öldürücü ilaçlar da sürülerek etkinliği artırılabilir. Zeytin sineğine karşı yaygın olarak kullanılmaktadır.

Tuzak kombinasyonları:

Zararlıların özelliğine göre yukarıda belirtilen tuzakların bir veya ikisi bir arada kullanılabilir.

Tuzak Bitki:

Böceklerin daha fazla tercih ettiği bitkiler tarla ve bahçe kenarlarına dikilebilir. Mısır kenarlarına şeker sorgum, lahanagillerin etrafına kolza ve hardal türleri dikilerek başarı sağlanabilir.

Uzaklaştırıcı Bitki:

Bazı sap ve yaprak kurtlarının ergin kelebekleri bazı bitkilerin kokusundan hoşlanmamaktadır (kekik ve nane). Bu bitkilerin parsel kenarlarına dikilmesi ile mücadele yapılabilir.

Biyolojik Mücadele nedir?

Zararlıların doğal düşmanlarının aktif olarak kullanılmasını sağlayarak zararlılarla mücadele edilmesidir.

Biyolojik mücadeleye başlamadan önce nelerin bilinmesi gerekir?

Zararlı veya hastalığın doğal düşmanların tanınması,

Doğal düşmanların yaşam koşullarının bilinmesi (Ekolojik istekler, yer)

Zararlı-doğal düşman Birbirleri ile ilişkilerinin, doğal düşmanların yaşayabileceği bitkilerin iyi bilinmesi gerekir. Yapılan çalışmalar sonucunda pek çok biyolojik preparat geliştirilmiştir. Ancak Tarım Bakanlığı’nın ve KSK kuruluşunun onayladığı preparatların kullanılması gerekir.

Biyolojik savaşta kullanılan preparatların 2 ana hedefi vardır.

Avcı Böceklerin Artırılması:

Avcı böceklere konukçuluk edecek bitki türlerine ekim nöbetinde yer verilmesi gerekmektedir.

Doğal düşmanların çoğaltılıp salınması:

Kontrollü koşullarda pek çok avcı böcek türü üretilerek bahçelere salınabilmektedir.

  • Organik Tarımda Kimyasal Savaş

Organik tarımda kültürel önlemlerin veya diğer savaş yöntemlerinin etkili olmadığı durumlarda başvurulan ve sadece Tarım Bakanlığı tarafından izin almış ve ‘organik tarımda kullanılabilir’ etiketi taşıyan inorganik ve organik kökenli ilaçların kullanılabildiği bir savaş yöntemidir.

Aşağıda izinli kimyasal ilaçların isimleri ve etkili olduğu türler verilmiştir.

İzinli inorganik ilaçlar

Bakırlı Bileşikler                 : Mantari ve bakteriyel hastalıklara karşı etkilidir.

Kükürt                                  : Küllemeye karşı etkindir.

Kalsiyum Polisülfit             :  Karaleke ve şeftalide yaprak kıvırcıklığına etkilidir.

Potasyum Permanganat    : Mantari ve bakteriyel etmenlere karşı kullanılır.

Lesitin                                   : Soya fasulyesinden elde edilir ve küllemeye karşı etkilidir.

İzinli Organik İlaçlar

Azadirachtin:

Tesbih ağacının yaprak, kabuk ve tohumlarından elde edilmektedir. 200 civarında böcek türüne etkili olduğu bilinmektedir. Ticari üretimi yapılmaktadır. Öldürücü, kısırlaştırıcı, beslenmeyi engelleyici etkileri vardır.

Pyrethrum:

Krizantem bitkisinin çiçeklerinden elde edilmektedir. Ambar zararlılarına karşı son derece etkilidir. Isırıcı ve emici böceklere uygulanmaktadır.

Mineral Yağlar:.

Bitki yüzeylerini kaplamada kullanılır.

Balmumu:

Budamada kesilen yerlerden hastalık girişini önlemek için kullanılabilir.

Gül Yağı:

Yaprak leke hastalıklarına karşı,

Kekik Yağı:

Toprak kökenli hastalıklara karşı,

At kuyruğu, Sarımsak, Soğan ve Yaban turpu, domates yaprağı, acı kırmızı biber tohumu ve meyvesi, nikotin , ısırgan otu vb bitki ekstraktları:

domates, hıyar, gül, çilek, meyve ağaçları ve üzümsü meyvelerde mantari hastalıklar ile bazı zararlılara karşı etkili olmaktadır.

Arap Sabunu:

Yaprak bitlerine karşı etkilidir. Etki süresi kısadır.

Parafin Yağları:

Zararlıların yumurtalarına karşı kullanılmaktadır.

Kaya Unu:

Toz halinde verilmekte ve böceklerin solunum sistemlerine zarar verilmektedir.

Bacillus thurigiensis:

Biyolojik mücadelede en fazla kullanılan bakteridir. Böcek yumurtalarına karşı uygulanmaktadır.

  • Organik Tarımda Mekanizasyon

Makine kullanımı azaltılmalıdır.

Makineler ;

Ödünç alınabilir.

Paylaşılabilir

Kiralanabilir olmalıdır.

ORGANİK TARIMDA MEKANİZASYON AZALTILMIŞSA DA ORGANİK TARIMA UYGUN ALET VE EKİPMANLAR GELENEKSEL TARIMDA KULLANILAN AMAÇLAR DOĞRULTUSUNDA KULLANILABİLİR.

Ekipmanları nerelerde kullanabiliriz?

Gübre ve kompost aktarma

Sürme, çizi açma

Yastık hazırlama (rotovatör)

Masura hazırlama

Ekim

Dikim

Yabancı ot kontrolü

İlaçlama

Hasat

Taşıma

 

  • Organik Tarımda Ürünlerin Hasadı ve Pazarlanması

 

Organik ürünler hasat edilirken nelere dikkat edilmelidir?

Hasatta organik nitelikli kaplar kullanılmalıdır

Bozulmaya neden olmayacak türden olmalıdır.

Elle hasatta mutlaka eldiven kullanılmalı

Hasat makineleri tüm artıklardan temizlenmelidir.

*: ORGANİK ÜRÜNLER AMBALAJLI OLARAK SATILABİLİRLER.

*: SADECE ORGANİK ÜRÜN SATAN DÜKKÂNLARDA ORGANİK ÜRÜN ETİKETİ ALMAK KOŞULUYLA AMBALAJSIZ OLARAK SATILABİLİRLER

Organik ürünlerin paketlenmesinde nelere dikkat edilmelidir?

Organik ürünlerin paketlenmesinde plastik ve metal kaplar kullanılamaz.

Ambalaj malzemesi olarak organik tarımın ilkelerine uygun kâğıt, karton, sepet, bez torba gibi malzemeler kullanılabilir.

*: ORGANİK ÜRÜNLERİN AMBALAJINDA ORGANİK ÜRÜN ETİKETİ BULUNMALIDIR:

ETİKETTE BAKANLIK LOGOSU, KONTROL KURULUŞUNUN LOGOSU BULUNMALIDIR.

 

Organik ürünler nasıl depolanmalıdır?

Organik ürünler geleneksel yolla üretilen ürünlerden ayrı depolanmalıdır!!

Olanakların sınırlı olduğu durumlarda ürün karışımını engelleyici önlemler alınmalıdır.

*: Karar yetkisi Kontrol ve sertifikasyon kuruluşuna aittir.

Depolama sırasında kimyasal madde kullanılmaz!!

 

Organik ürünlerin işlenmesi sırasında nelere dikkat edilir?

Organik ürünler geleneksel ürünlerle aynı anda aynı yerde işlenemez!!

İşleme sırasında kimyasal katkı maddeleri kullanılamaz.

İşleme sırasında ışınlama kullanılamaz.

İşleme sırasında yalnız izin verilen katkı maddeleri kullanılabilir.

İşleme sırasında ürün genetik olarak değişikliğe uğratılamaz!!

İşleme sırasında Türk Gıda Kodeksi yönetmeliği hükümleri uygulanır.

Organik ürünlerin kimyasal maddeler kullanılarak gelişmelerinin hızlandırılması, çimlendirilmesi veya izinsiz kimyasallarla temizlenmesi yasaktır!!

Depo yapısı ve koşulları ile ilgili çizelgelerin denetim kuruluşunun onayından geçmesi esastır.

 

Organik ürünler nasıl taşınmalıdır?

Taşıma koşulları kontrol kuruluşu tarafından belirlenir.

Organik ürünler otoyol kenarlarında bekletilemez!!

Ürünlerin taşıma sırasındaki yakıt atıklarından etkilenmemesi için çift korumalı kaplarla etiketli olarak taşınması gerekir.

Organik ürün taşıyanların yurt içi dolaşım sertifikası bulunmalıdır.

Yurt dışına gönderilen veya yurt dışından getirilecek ürün için ayrıca sertifika düzenlenmelidir!!

 

Organik ürünlerin pazarlanması

Organik ürünler diğer ürünlerden ayrı satılmak zorundadır.

Kesinlikle ambalajlı satılmalıdır.

Yurt dışına gönderilecek veya getirilecek ürünler kontrol kuruluşunun denetimi altında yapılır.

 

 

Bir Cevap Yazın